|
Ülkemizde sporun önemli bir yeri olduğunu söylemek ne kadar doğru olur bilemem. Halk olarak spor diyince aklımıza gelen tek şey futbol diyebilirim. Durum böyle olunca futbol dışında hiçbir spor dalında dünya çapında bir derecemizin olmaması da bana normal geliyor. Bir ara olimpiyatlarda Süreyya Ayhan ismi göğsümüzü kabartmıştı fakat o da sonradan yüzümüzü kızarttı. Yinede her ne kadar milletimiz olimpiyatlara o kadar önem vermese bile Türkiye neredeyse her düzenlenen olimpiyata katılıyor. Olimpiyatlardaki sporcularımız başarı elde edemeseler bile yinede bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Tabi başarılı olduğumuz, madalya toplayabildiğimiz halter, güreş gibi spor dalarlıda yok değil. Ama Türkiye gibi bir ülkeye de koskoca olimpiyatta 3-5 madalya yakışmıyor. Neyse, kış günlerini yaşadığımız şu günlerde ülkemiz yine bir olimpiyata hazırlanıyor. Vancouver 2010 Kış Olimpiyatları. Türkiye’nin bu olimpiyatlarda yarışacağı kategoriler ise sınırlı. Şubat ayında Kanada’nın Vancouver kentinde düzenlenecek olan Olimpiyatların resmi oyunu olan Vancouver 2010 ise şimdiden raflardaki yerini aldı. Bakalım Eurocom stüdyoları bizlere nasıl bir olimpiyat keyfi sunmuşlar, gelin bunu beraber değerlendirelim.
Kanada'ya Kaymaya Gidiyoruz
Vancouver 2010 oyunu gayet sade bir giriş menüsüne sahip. Şunu hemen yazımın başında belirtmeliyim ki eğer oyunu bilgisayarınızda oynayacaksanız her şeyden önce bir tuş optimizasyonu yapmaya ihtiyacınız olabilir.
Oyunda ana menüde karşımıza 3 farklı oyun seçeneği geliyor. Bunlar, olimpiyat oyunları, training modu ve görevlerden oluşan, zamana karşı yarıştığımız challenge modu. Bu modlardan olimpiyat oyunları bu Vancouver 2010’un temelini oluşturuyor. Ondan bahsetmeden önce diğer iki moddan kısaca bir bahsedelim. Training modu, klasik bir eğitim bölümünden oluşuyor. Burada hangi oyunda hangi tuşları kullanmanız gerektiğini öğreniyorsunuz. Vancouver 2010’da 8 farklı yarış çeşidi var. Yani kış olimpiyatları sadece kaymaktan ibaret değil. O yüzden oyuna başlamadan bu menüye bir göz atmanız sizin için iyi olacaktır. Diğer bir modumuz olan challengeda ise, seçtiğiniz sporcuyla dilediğiniz spor alanını seçerek size verilen sürede parkurları bitirmeye çalışıyorsunuz. Bunun için bir nevi zamana karşı yarışta dememiz mümkün.
Gelelim oyunun bizi ilgilendiren olimpiyat oyunları kısmına. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki oyunun yapımcıları baştan salma bir oyun yapmışlar. Bir kariyer modu bile yok. Oyuna giriyorsunuz, ülkenizi seçiyorsunuz, yarışmak istediğiniz alanı seçiyorsunuz, hoop oyuna. Belirli bir düzen yok yani oyunda. Neyse, beni Vancouver 2010’da asıl üzen şey ise Türkiye’nin olmaması oldu. Oyundaki ülke seçeceğimiz bölümde o kadar bayrağın arasında Türkiye’yi görmemek beni hayal kırıklığına uğrattı. 2 milyon nüfusa sahip Slovakya bile var, fakat 76 milyon nüfusa sahip bir ülke yok. Nasıl bir iştir bu ben anlamadım. Her neyse, oyunu anlatmaya geri dönelim. Vancouver 2010’da 14 farklı kategoride 8 farklı yarış bulunuyor. Bu kategorilerin 8’i erkek sporculara, 6’sı ile bayan sporcular ait. Olimpiyat oyunlarını oynamak için yapmanız gereken tek şey, kendinize bir ülke seçip, ardından da yarışacağınız kategoriyi seçmek. Hepsi bu kadar. Ardından eğer yarıştığınız dalda yüksek bir puan alırsanız, dilerseniz bunu ana menüden Windows Live yoluyla oyunun resmi sayfasına gönderebiliyorsunuz.
Vancouver 2010 ayrıca online oyun moduna da sahip. Olimpiyat oyunları sekmesine tıkladığınızda, dilerseniz arkadaşlarınızla lan ağı kurup, dilerseniz de bu oyuna sahip olan dünyadaki diğer insanlarla internet üzerinden yarışlara katılabiliyorsunuz.
Oyunun oynanışından biraz bahsetmemiz gerekirse, yazımın başında da belirttiğim gibi öncelikle tuşları kendinize göre ayarlamanız gerekiyor. Sonrasında ise karakterinizi yarıştığınız kategoriye göre farklı tuş kombinasyonlarıyla kontrol ediyorsunuz. Bu genel olarak zor değil. Bir yarışta basmanız gereken tuş sayısı dördü geçmiyor. Oyunun grafikleri ise gayet iyi fena değil diyebilirim. Zaten Vancouver 2010’da tek iyi olan şeyde görsellik. Gerisi boş. Düşünün, olimpiyat oyunu yapıyorsunuz ama bu oyuna olimpiyatlara katılan ülkeleri almıyorsunuz. Bu kadar mı baştan salma yapılır bir oyun. Birde resmi olimpiyat oyunu olacak, tam bir hayal kırıklığı.
Genel Yorum
Bu oyunu ülkemizde kaç kişi orijinal olarak alır, orasını bilmem fakat, alanlarda almasın. Onlar bizim ülkemizi görmezden geldiyse, sizde onları görmezden gelin. Gidin Winter Sports 2010’u alın. Bu oyundan daha iyidir. Zaten oyunda bir derinlik, kariyer modu hiçbir şey yok. Uzun lafın kısası, uzak durun bu yapımdan. Unutmayın… Herkes oyun oynar!
|