|
Araba yarışı oyunu denildiğinde birçok oyuncunun aklına aynı iki isim gelir. Nfs serisi ve Colin Mcrea serisi. Colin Mcrea serisi tam olarak ralli oyunlarının kralıdır. Bu sadece bana ait olan bir görüş değil, ralli oyunlarını severek, beğenerek oynayan oyunculara sorduğunuzda, eminim onlarda benim bu görüşümü savunacaklardır. Lisanslı arabalarıyla, pistleriyle ve bize sunduğu yenilikleriyle Colin Mcrea her zaman ralli oyunları içindeki birinciliğini korumayı başarmıştır. Zaten, eğer bir yapım kendi türündeki oyunlara açık ara kalite farkı atıyorsa, ilerleyen dönemlerde kulvarında tek başına kalıyor. Ne zaman kalitesinden ödün vermeye başlıyor, o zaman yanında ona benzer yapımlarda bitmeye başlıyor. Fakat Colin Mcrea serisi kalitesinden hiç bir zaman ödün vermediği için, oyun yapımcıları ralli yarışları sektörüne pek sıcak bakmıyorlar. Her ne kadar basit bir araba yarışı oyunu olarak görünse bile işin mutfak kısmı yapımcılara bir hayli pahalıya patlıyor. Arabaların lisanslarıydı, sürücü isimleriydi, pistleriydi derken, tek bir satır kod bile yazmadan bir dünya masraf yapmış oluyorlar. İşte bu yüzden Colin Mcrae serisi kaliteli oyunlar piyasaya sürmeye devam ettikçe, başka firmalardan ralli oyunları beklemek pek mantıklı olmaz. Colin Mcrae serisinde, her yeni çıkan oyunla, kalitede bir çıta daha yükselmiş oluyor. Bunun son örneği ise geçtiğimiz günlerde piyasaya sürülen Dirt 2 oyunu. Hatırlayacağınız üzere ilk Dirt oyunu 2007'de piyasaya sürülmüş ve bir hayli beğeni toplamıştı. Özellikle oyunun menü ekranı oyun eleştirmenlerinden bir hayli olumlu tepkiler almıştı. Dirt şimdi ise ikinci oyunuyla karşımızda. Bakalım yapıma ne gibi yenilikler gelmiş.
Gaza Yüklemeye Hazır Olun!
Colin Mcrae Dirt 2, sizlere tam bir yarış ziyafeti sunuyor. Oyuna ilk girdiğinizde menü tasarımının ilk Dirt oyunundan daha iyi olduğunu göreceksiniz. Gerçekten çok hoş bir ara yüz kullanılmış. Dirt 2 incelememize bizi en çok ilgilendiren kısımla, yani kariyer moduyla başlayalım. Dirt 2 macerasına gelecek vaat eden bir ralli sürücüsü olarak başlıyorsunuz. Karavanınıza atlıyorsunuz ve dünyanın dört bir yanını dolaşmaya başlıyorsunuz. Dirt 2 gerçekten geniş bir yarış ağına sahip. Codemasters bu konuda bir hayli titiz çalışmış ve dünya üzerinde tüm ralli pistlerini oyuna uyarlamaya, eklemeye çalışmış. Tabi ki bütün pistleri ekleyemese bile, tanınmış olan bütün pistler Dirt 2'de karşımıza çıkıyor. Tabi ki kariyer moduna ilk başladığımızda bu pistlerin hepsi açık değil, hatta haritamız üzerinde açık olan sadece iki şehrimiz var. Bu iki şehirde kazandığımız yarışlar ve aldığımız dereceler sonrasında haritadaki diğer şehirleri de zamanla açıyoruz. Dirt 2'de kazandığımız her yarış sonrasında Xp'ler kazanıyoruz. Bu Xp'ler belirli bir sayıya ulaştığında da bir üst levele geçiyoruz. Oyunda level atladıkça, yeni arabalar, yeni yarış pistleri, yeni aksesuarlar ve yeni yardımcı pilotlar bizleri bekliyor. Bu yüzden level atlamak oyunda bir hayli önemli. Ayrıca Dirt 2'de normal yarışların yanı sıra X-Games adında müsabakalarda bizleri bekliyor. Oyun boyunca 5 X-Games müsabakasına katılıyoruz. X-Games müsabakasının her biri bir kıtayı temsil ediyor. Genelde bu müsabakalar 3 yarıştan oluşuyor ve her bir yarış, o kıtaya ait olan başka bir şehirde yapılıyor. Yarışlar eleme usulüne göre gerçekleşiyor. Yani ilk yarışı birinci bitirmeniz, bir sonraki yarışta tabela dışında kaldığınızda sizi elenmekten kurtaramıyor. Fakat elenseniz bile restart race dediğinizde bir önceki yarıştaki derecenize bir şey olmuyor. Elendiğiniz yarıştan yolunuza devam ediyorsunuz.
Dirt 2'de Nfs'de olduğu gibi detaylı modifiye seçeneklerine sahip değiliz. Level atladığımız zaman yeni açılan body kitleri istediğimiz arabamıza takabiliyoruz. Bunun dışında birde süs olayımız var. Arabanın içine asmak için zar, Codemasters logosu, kuru kafa gibi süsleri satın alıp, istediğimiz arabamıza yerleştirebiliyoruz. Oyunda araba konusunda da bir sınırlama söz konusu değil. İstediğimiz kadar araba alabiliyoruz. Asıl önemli olan ise doğru pistte doğru arabayı seçebilmek. Çünkü bir pistte en az 10 defa yarışıyorsunuz ve bir iki defa yarıştıktan sonra pistin yapısını anlayabiliyorsunuz. Eee Dirt 2'de de arabaların gerçek kilo ve detaylarla oyuna aktarıldığını işin içine katarsak, araba seçimi bir hayli önem kazanıyor. Zaten oyunda sadece düz ralli arabalarıyla yarışmıyoruz. Yeri geliyor dev tekerli kamyonlarla, yeri geliyor 4*4 jeeplerle yarışıyoruz. Bu da oyuna bambaşka bir tat katıyor. Oyunun dış detaylarından bu kadar bahsettikten sonra yavaş yavaş kontağı çevirip oyunun içine dalmaya hazırlansak iyi olacak.
Sollama Beni Ezerim Seni!
Ralli oyunlarında oyuncuları en çok zorlayan şey kontrol sistemidir. Özellikle klavye ile arabayı sürmek, bir işkence halini alabilir. Fakat Codemasters Dirt 2'de kontrol sistemini eski Colin Mcrae oyunlarına göre daha yumuşak tutulmuş. Yani Dirt 2'de arabayı kontrol etmemiz daha kolay. Sadece oyuna ilk girdiğinizde kontroller sizi biraz zorlayabilir. Bir süre sonra ise bu duruma alışıyorsunuz ve kariyerinizde başarıdan başarıya koşmak için önünüzde pek bir engel kalmamış oluyor. Dirt 2'de birden çok ralli modu bulunmakta. Klasik olarak tur üzerinden yaptığımız yarışların yanı sıra, tek araç üzerinden yaptığımız çeşitli yarış modlarıda bulunuyor. Yarış modlarının fazla olması, elbette ki oyundaki oynanabilirliği de arttırmış. Dirt 2'de levelimizi 30'a kadar yükseltebiliyoruz. Oyunun başlarında kazandığınız her yarıştan sonra bir sonraki levele yükseliyorsunuz. Fakat oyunda ilerledikçe, bu rakam 3,4 yarışta bir level atlamaya kadar düşüyor. Sonuç olaraktan 100 yarış sonunda 30. levele ulaşmış oluyorsunuz.
Tabi ki oyundaki leveliniz sizin arabayı kullanmanızı falan etkilemiyor. Fakat açtığı yeni aksesuarlarla arabanızın dönüşlerini, yol tutuşunu kuvvetlendirici materyalleri satın almanızı sağlıyor. Sizde böylece yarışları daha rahat kazanabiliyorsunuz. Yarışlarda dikkat etmeniz gereken şey ise, tümseklere aşırı hızlı girmemek. Malum, söz konusu ralli yarışları olunca, yarıştığınız pistlerde bir hayli engebeli oluyor. Yüksek hızla bir tümseğe denk geldiğinizde ise arabayı toparlamanız çok zor oluyor ve bir anda kendinizi takla atarken bulabiliyorsunuz. Böyle bir durumda ise tek yapmanız gereken zamanı geriye sarmanız. Evet, Dirt 2'de istediğimiz anda zamanı belirli bir süre içinde geriye alabiliyoruz. Oyunda seçtiğimiz zorluk seviyesine göre bizlere flashback hakkı tanınıyor. Mesela oyunu easy modunda oynadığınızda 5 adet flashback şansınız olurken, en zor seviyede oynadığınızda ise hiç flashback şansınız olmuyor, kazayı yaptığınız yerde öyle kalıyorsunuz. Flashback özelliğini sadece kaza yaptığımızda değil, canımızın istediği bir zamanda da kullanma şansımız oluyor. Diyelim ki bir virajı istediğimiz gibi alamadık. Oyunun pause menüsüne girerek, instant replay seçeneği ile yarışı geri sarabiliyor ve devam etmek istediğimiz yerde F12 tuşuna basarak yarışa o noktadan devam edebiliyoruz. Oyunun yapımcıları bu flashback olayını gerçekten çok iyi düşünmüşler. Çünkü bazı kazalardan sonra arabanız tanınmayacak hale gelebiliyor ve yolda sağa sola savrularak ilerlemeye başlayabiliyor. Bu tip bir kaza geçirdiğinizde, yapacağınız bir flashback sizin yarışı kazanmanızı sağlayabiliyor. Kazalardan söz açılmışken oyundaki hasar modellemesinden de bahsetmek istiyorum. Codemasters bu konuda da gerçekten çok iyi iş çıkarmış. Arabaların bir yere çarptığında aldığı darbeler, çizikler vb. öğeler çok dengeli olmuş. Yani Gta'da ki gibi arabanın önünü hafifçe çarptığınızda bütün ön paneliniz yamuk yumuk olmuyor. Arabayı vurduğunuzda ya da takla attığınızda aracınız alması gerektiği kadar hasar alıyor.
Genel Yorum
Doğal olarak, hasar modellemesi bu kadar başarılı olan bir yapımın, görsel veya grafik yönünden kötü olmasını beklemek saçma bir davranış olurdu. Dirt iki oyunculara görsel bir yarış ziyafeti sunuyor diyebilirim. Oyundaki araba modellemeleride son derece başarılı olmuş. Sadece arabaların iç modellemeleri biraz özensiz geldi bana, ya da Shift'teki kokpitleri Dirt 2'dekileri kıyasladığım için, gözüme yetersiz geldiler. Genel olarak yorumlayacak olursak, arabaların çıkardığı seslerden tutunda, ara yüz tasarımına kadar Dirt 2 gerçekten çok kaliteli bir oyun olmuş. Araba yarışı tutkunlarının mutlaka denemesi gereken bir yapım. Hatta ralli oyunlarını sevmeyen oyuncuların bile Dirt 2'yi denemelerini tavsiye ederim. Çünkü oyun gerçekten çok keyifli ve kontrol sistemi de o kadar zor değil. Doğrusunu söylemek gerekirse ben NFS: Shift'in kontrollerinde daha fazla zorlanmıştım. Uzun lafın kısası Dirt 2 mutlaka oynamanız gereken bir oyun. Sizlere şiddetle tavsiye ederim. Unutmayın... Herkes oyun oynar!
|